Yine yol göründü bana. Daha kırkım çıkmadan yolculuğa başlamışım, üniversiteye kadar anneannemlerle bizim ev arasında mekik dokudum. Sonra okuduğum bölümden sebep bir çok şehire gittim....
- Dolmuş durağı artık istasyonun yanında değil. - Tamam anne. - Biraz ileri taşınmış, yürürken görürsün. - Peki anne. - Sahil tarafından yürüyeceksin. - ? - Bak orada sebzeciler var, onlara...
Torunları ve torun çocukları anneannemin babasına böyle derdik: Kocaman dede. Öyle çok kocaman, heybetli bir adam olduğundan değil de yaşından dolayı idi daha çok. Kocaman...
Gidiyorum; sana bir yığın hatıra bırakarak. Anmak mı? Anma, başkaları duymasın. Hatırlamak mı? Hatırlamayabilirsin. Unutmak mı? Unutamazsın. Yuvarlağın Köşeleri, 1940-1981. Burcuma göre dileklerimin kabul edileceği en uygun gün hangisi...
Az unutup çok hatırlayan delirir. Unutmaları, hatırlamaları eşit düşenler sevinir. Çok unutup az hatırlayan sevilir. Hiç unutmayıp hep hatırlayan delirtir. Bunları ölçmeye kalkan çıldırır. Yuvarlağın Köşeleri. 1940-1981.
Dün benim doğumgünümdü. 2-3 yıldır 40'a geldim der dururum, 40'ı devirdim sonunda. Ama sadece üç kişi hatırladı. Teyzem, seçilmiş kardeşim dediğim en can arkadaşım ve...
Eveeeettttt. Bu gün yine "bir off çeksem karşıdaki dağlar yıkılır" ruh hali içindeyim. Bir önceki yazıdan da anlaşıldığı üzere:) Sebep olsa içim yanmayacak ama sebep...
Aileme, arkadaşlarıma küçük notlar bırakmayı pek severim. Elbette evin orasında-burasında, işyerimde masamda küçük notlar bulmayı da... Bunların bir kısmı iş ile ilgili olsa da çoğu...
Bir arkadaşım gönderdiği e-postada günün sözünü yazmış: Ölenler yokluklarıyla değil de onlarla bizim aramızda söylenmeden kalan sözler yüzünden keder verirler asıl. Bu, yaşarken hayatımızdan çıkıp gidenler için...
Bugün tesadüfen bir blogda (Markiz) yazıldığını gördüğüm Orhan Veli'nin "Anlatamıyorum" isimli şiiri beni çok heyecanlandırdı. Daha bir kaç gün önce yine babamı düşünürken bu şiiri...
Gördüğüm kadarı ile bloglarda aşk üzerine yazılar çok sayıda. Terkedilenler, aldatılanlar, özleyenler, bekleyenler. Zor iş doğrusu. Benim hiç büyük, acılı, sancılı aşklarım olmadı. Eşimi tanıyana...
Anneannem. Her çocuk gibi melodik bir biçimde anaane derdim ben de. Yeri çok ayrıdır, ikinci anne gibi. Ağabeyimin hastalığı nedeniyle anne ve babamdan ayrı bir...
Bu sayfayı bir arkadaşım açmıştı. Blogundaki bir yazıya yazdığım yorum sonrasında (çok komik ve eğlenceli bulduğundan). - Sana da bir sayfa açalım - Yok istemem ben, yazamam...